BİR DEĞERLİ DOSTU KAYBETMENİN ARDINDAN….

Prof. Dr. Uluğ NUTKU

Prof. Dr. Uluğ NUTKU

YALNIZ BİR BÜYÜK BİR BİLİM ADAMINI DEĞİL, BU TOPRAKLARDA AZ RASTLANAN BİR FİLOZOFU KAYBETTİK…

Altmışlı yılların ortalarında, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde bir Fizik bölümü öğrencisi iken; hemen yanı başımızda bulunan Edebiyat Fakültesi’nde asistan olan Uluğ Nutku adını duymaya başladım. Bir Fen Fakültesi öğrencisi olarak, o dönemler büyük hareketlilik içinde bulunan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi felsefe bölümündeki arkadaşların yanına gider gelirdim. Bölümde, Prof. Dr. Takiyettin Mengüşoğlu(1908-1994) ve Prof. Dr. Bedia Akarsu(1921) gibi büyük felsefecilerin yanında, henüz yeni bir asistan olan Uluğ Nutku da dikkat çekiyordu. Öğrencilerin yanında idi, öğrencilerin içindeydi.

Doksanlı yılların ortalarında Mersin’de bir özel dershanenin yöneticisiydim. Dershanemizde, Erol Türedi, Ümit Kırbıyık, Günay Darıcı ve Turan Çabuk gibi değerli felsefe öğretmenleri vardı.   Dershanede bir “Felsefe Kulübü” oluşturduk. Bu pek fazla görülen bir şey değildi. Bu sıralarda, Uluğ Nutku’nun da Mersin Üniversitesi’ne atandığını duyduk. Erol ve Ümit, onun İstanbul Üniversitesi’nden öğrencileriydi. Özellikle Erol ona çok yakındı, hoca öğrenciden ziyade, baba-oğul gibiydiler. Değerli hocayla ilişkilerimiz başladı. Kişisel olarak ve kurum olarak felsefe çalışmalarına destek verdik. “Mersin Felsefe Günleri” etkinliğine ve dershanemiz felsefe öğretmenlerinin ve Uluğ Bey’in de kurucusu bulunduğu “Mersin Felsefeciler Derneği”nin kuruluşuna destek verdik. Bir büyük bilim adamı, bir düşün insanıyla birlikte olmanın hazzını yaşadık. Sonra Mersin Üniversitesi’nin kadir bilmez yöneticilerine küstü, memleketi Sivas’a gitti, Cumhuriyet Üniversitesi’nde felsefe bölümünü kurdu. Ama Mersin’le de ilişkisi kopmadı. Görüşmelerimiz devam etti, tüm kitaplarını alıp okudum…

Maalesef sigara içiyordu; içmiyor, adeta yiyordu! Ne yapsın, mantıksızlığın büyük pirim yaptığı bir toplumsal ortamda, o çok mantıklı haliyle aydın yalnızlığı yaşıyordu. Sigara belki arkadaşıydı, ama onun akciğer kanserine yakalanmasına neden oldu ve onu aramızdan biraz erken(79 yaşında) ayırdı. Hastalığı sırasında beni sormuş, gidip görüşmek istedim, kısmet olmadı.  Hastalığının son anlarına kadar bilinci yerindeydi, üretime devam etti. Bu gün(18 Kasım 2014) saat 10.30’da, yöneticilerinin onu çok da iyi anlamadığı Mersin Üniversitesi’nden onu uğurladık. Yarın İstanbul Aşiyan’da toprağa verilecek…

Bir büyük bilim adamını, bir büyük değeri, bir filozofu kaybettik. Sevenlerinin, dostlarının başı sağ olsun…

Celal TEMEL

İnsan Felsefesi Çalışmaları

Prof. Dr. Uluğ NUTKU

        1935 yılında Sivas’ın Zara ilçesinde doğdu. 1956’da Robert Kolej’i bitirdi. 1957 yılında başladığı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden 1964 yılında mezun oldu ve aynı yıl fahri asistan olarak mezun olduğu üniversitede göreve başladı. 1968 yılında Sistematik Felsefe ve Mantık kürsüsünde, kadrolu asistan olarak göreve başladı.1974’te “Yeniçağ Felsefesinde A Priori Problemi” başlıklı çalışmasıyla doktorasını verdi. 1978’de, “İnsan ve İnsanlık Kavramları Üzerine Antropolojik-Etik Bir Çalışma” başlıklı doçentlik tezini tamamladı ve 1979’da doçent kadrosuna atandı.
1990 yılından itibaren, kendi deyimiyle “Gezgin Filozof”luk dönemi başladı. 1990’da Çukurova, 1994’te Mersin ve 2000’de Sivas Cumhuriyet Üniversitelerinde Felsefe Bölümlerini kurdu.2002 yılında yaş sınırından emekli oldu; ancak 2010 yılına kadar Cumhuriyet ve Çukurova üniversitelerinde ders vermeye devam etti. 

17 Kasım 2014 tarihinde Mersin’de yaşama veda etti…

 

Bazı Eserleri:

İnsan Felsefesi Çalışmaları, 1998, Bulut Yayınları, İstanbul

Felsefe ve Güncellik, 2005, Bulut yayınları, İstanbul

Daha Güncel Felsefe, 2006, Anı Yayınları, Ankara(2.baskı 2013)

Ur Uruk Urşu(Şiir), 2006, Anı Yayınları, Anakara

Gezgin Felsefe, 20011, Duyur Matbaası, Adana

İnanmanın Felsefesi, 2012, Ankara

Ayrıca, öğrenci ve meslektaşları, 2005 yılında, “Uluğ Nutku’ya Armağan” adı ile bir kitap hazırladılar.

TÜRKİYE DEVRİMCİ HAREKETİ, KÜRT HALKI VE MERSİN’Lİ 68’LİLER, YİĞİT BİR İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU, DR. MAHSUN KIRTAŞ’I KAYBETTİ…

Mahsun Kırtaş

Mahsun Kırtaş

Türkiye’de demokratik mücadelenin yükselmeye başladığı doksanlı yıllarda, Mersin’de mücadele çok daha renkliydi. Büyük bir sol ve Kürt potansiyelinin bulunduğu Mersin’de, bu rengi yaratanların başında, 68’liler Vakfı Mersin Şubesi Başkanı Dr. Mahsun Kırtaş geliyordu. Bazı 68’lilerin milliyetçi-ulusalcı bir çizgiye evirildiği o dönemde, Sosyalist ve Kürt kimliği duruşuyla dikkat çeken Dr. Mahsun Kırtaş, Mersin’li 68’lilerin tutarlı olmasında önemli etkisi oldu. (daha&helliip;)

Celal Temel Kişisel Web Sitesi © 2014